27 Eylül 2012 Perşembe

Ediz Bahtiyaroğlu'nun Ölümünün Ardından Ortaya Çıkanlar




Haber Kaynakları Habertürk ve Cumhuriyet'tir.

Hakkını helal et Ediz!
Beklenmedik ölümü ile herkesi yasa boğan Ediz Bahtiyaroğlu ile ilgili son derece çarpıcı 2 hususu bildirmemiz gerekiyor...
26/09/12 06:52
Ediz Bahtiyaroğlu ile ilgili son derece çarpıcı 2 hususu bildirmemiz gerekiyorSonra Oku
HT SPOR / Atilla TÜRKER

Ediz Bahtiyaroğlu ile ilgili son derece çarpıcı 2 hususu bildirmemiz gerekiyor:

1- Ediz, bu dünyadan alacaklı ayrıldı. 518 bin lirası A.Gücü’nden, 80 bin lirası da Bucaspor’dan olmak üzere toplam 598 bin lira alacağı vardı. Ama tahsil etmeye ömrü yetmedi. Bu para bugüne kadar da ödenmedi.

2- Ediz’in ailesine ölüm tazminatı verilmeyecek. TFF tarafından Ankara Sigorta’ya yaptırılan poliçe gereği Ediz, antrenmanda ya da maçta kaza sonucu değil de kendi evinde kalp krizi geçirerek öldüğü için 100 bin liralık ölüm tazminatından ailesi yararlanamayacak.

ANKARAGÜCÜ SÜREKLİ ATLATTI 
Henüz 26 yaşında hayata elveda diyen Ediz Bahtiyaroğlu, 2005-06 sezonunda Keçiörengücü’nde profesyonelliğe adım attı. Ardından 3 sezon Ankaraspor’da top koşturdu. Sonrasında ise Ankaragücü, Bucaspor, ardından tekrar Ankaragücü derken, son nefesiniEskişehirspor forması altında verdi. İşte bu süreç içerisinde bazı talihsizlikler yaşadı.Ankaragücü’ndeki ilk döneminde başarı ile top koşturmasına karşın, 310 bin liralık alacağını tahsil edemedi. Haliyle Futbol Federasyonu’na başvurdu... Federasyon gerekli incelemelerden sonra 310 bin liranın Ediz’e ödenmesini kararlaştırdı. Ama Ediz yine parasını alamadı. ÇünküAnkaragücü yöneticileri çeşitli gerekçelerle Ediz’i sürekli atlattı.

PARASINI ALMAYA ÖMRÜ YETMEDİ
Sonrasında Bucaspor’a transfer olan Ediz, burada da bir talihsizlik yaşadı. Bucaspor’da da 80 bin lirası kaldı. Buca’daki günlerinden sonra tekrar Ankaragücü’ne dönen Ediz, yine benzer olayla karşılaştı. Ankaragücü’nde bu kez 208 bin lirası kaldı. Bu parayı tahsil edebilmek için Futbol Federasyonu’na başvuruda bulundu. Dosyası henüz karara bağlanmadı. Ama mevcut sözleşmesi paralelinde dosyanın Ediz lehine sonuçlanmasına kesin gözü ile bakılıyor. Ne acıdır ki toplam 598 bin lirayı almaya Ediz’in ömrü yetmedi...

HELAL ETTİNİZ AMA...
İnsanın aklına ne geliyor biliyor musunuz: Cenaze namazı öncesi imam, cemaate 3 kere sorar ya, “Hakkınızı helal ediyor musunuz” diye... Cemaat de tekrarlar, “Ediyoruz” diye. Ediz’in cenazesinde de benzeri yaşandı. Ama burada şöyle farklı bir durum vardı: Ediz’e hakkını helal edenler arasında Ediz’in hakkını yiyenler vardı. Ne diyeyim... Hakkını helal et Ediz.

BU NASIL SİGORTA? 
SAHADA DA ÖLSE PARA ÖDENMİYOR! 

Gelelim sigorta olayına... Önce şunu belirteyim; profesyonel liglerde top koşturan tüm oyunculara ferdi kaza sigortası yapılır... Futbol Federasyonu, son yıllarda olduğu gibi poliçeyi yine Ankara Sigorta’ya yaptırdı. Bu poliçede kaza sonucu ölen futbolcunun ailesine 100 bin lira ödenmesi şartı var. Ama bu parayı alamayacak Ediz’in ailesi... Ankara Sigorta yetkilileri bu durumu “Ediz, kaza sonucu değil, kalp krizi sonucu vefat etti. Mevcut poliçe kapsamında ölen bir futbolcunun ailesine para ödenebilmesi için, o futbolcunun saha içinde ya da deplasman yolculuğu sırasında kaza geçirerek hayata gözlerini kapaması gerekir. Kalp krizi saha içinde bile olsaydı, yine kaza kapsamına girmezdi... Kaza kapsamına girebilmesi için, saha içinde bir darbenin ya da başka bir unsurun gerçekleşmesi, yani kazanın olması gerekir” şeklinde açıklıyor.

NİYE HAYAT SİGORTASI YOK? 
Peki, bu poliçenin kapsamında kaza sigortası değil de hayat sigortası bulunsaydı, Ediz’in ailesine gerekli tazminat ödenir miydi? Evet, ödenirdi... Ama bu tür riskli mesleki gruplarda genel uygulama, kişilere hayat sigortası değil, kaza sigortası yapılması şeklinde... Hayat sigortası poliçe priminin çok yüksek tuttuğunu belirtmemde de yarar var. Görüldüğü gibi haberlerimiz pek iç açıcı değil. Ama şunu da yazmamız gerekiyor: Bucaspor yöneticileri, “Ediz bizim evladımız sayılır. En kısa zamanda 80 bin lirayı ailesine ödeyeceğiz” şeklinde mesaj yolladılar. Peki ya Ankaragücü? Ediz’e 518 bin lira borcu bulunan Ankaragücü... Dileriz yanılırız, ama ödemezler... Çünkü kulüp borç batağında... Tepetaklak gidiyor. Kulübü bu duruma düşüren beyfendi de elindeki piyonlarla gününü gün ediyor.

Aman ecel zalim ecel... 
Tavkim yaprakları 1986 yılının Ocak ayının 2'sini gösterirken dünyaya geldi Ediz Bahtiyaroğlu... O zamanki adıyla Yugoslavya'nın Novi Pazar kentinde doğan Ediz, futbola Bursaspor'da başladı, genç yaşta Ankaraspor formasıyla dikkatleri üzerine çekti. Beşiktaş'ın mevcut teknik direktörü Samet Aybaba tarafından keşfedildi. Son olarak Eskişehirspor'da görev yaptı, bu sezon 2 maçta oynadı. 5 Eylül 2012'de, antrenman sonrası evinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti...



Ediz Bahtiyaroğlu için Futbol Federasyonu’na dava

27 Eylül 2012
Yorum YazYorum Yaz
Ediz Bahtiyaroğlu için Futbol Federasyonu’na dava
Habertürk Gazetesi’nde dün yayımlanan “Hakkını helal et Ediz” başlıklı haberin ardından son derece çarpıcı gelişmeler yaşandı. Kalp krizi geçirerek yaşama veda eden Eskişehirsporlu futbolcu Ediz Bahtiyaroğlu’nun ailesi, bugüne kadar Ediz’e sağlam raporu veren hastaneler başta olmak üzere Türkiye Futbol Federasyonu’na ve Ankara Sigorta’ya dava açmayı kararlaştırdı. Ortada büyük bir sorumsuzluğun olduğunu belirten Ediz’in ailesi, önümüzdeki süreçte yaşanabilecek bu tür olayların önüne geçebilmek adına böyle bir karar aldıklarını ifade etti.

“NASIL FARKEDİLMEZ?”

5 Eylül’de evinde kalp krizi geçirip hayatını kaybeden Ediz’in en yakın arkadaşı olan Emrah Yıldız’a bu konuda yetki veren acılı aile, “Biz yandık, başkaları yanmasın. Çocuğumuz profesyonel olarak 7 yıl futbol oynadı. Haliyle her sezon başı değişik hastanelerden rapor aldı. Doktorlar kendisine sağlam raporu verdi. Hiçbir hastane, hiçbir doktor, çocuğumuzun bu ciddi rahatsızlığını nasıl farkedemez? Bu sorumsuzluğun ortaya çıkması için her türlü yasal girişimde bulunacağız” şeklinde görüş bildirdi.

“BÜYÜK SKANDAL”

Aile adına hukuki işlemleri başlatacak olan Emrah Yıldız ise “Futbol Federasyonu yetkililerinin de bu süreçte büyük sorumluluğu var. Futbolcuların sağlığı daha iyi irdelenmelidir. Milyarlarca dolarlık bir sektörde bu kadar küçük hesaplar yapılması insanın içini acıtıyor. Ayrıca aileye ölüm tazminatı verilemeyecek olması da başlı başına bir skandaldır. Poliçe kapsamı geniş tutulduğu taktirde acılı aileye pekala tazminat ödenebilir” dedi.

100 BİN LİRAYI TFF ÖDEYEBİLİR

TFF, Ankara Sigorta tarafından Ediz’in ailesine ödenemeyecek olan 100 bin liralık tazminat için kolları sıvadı. Yönetim kurulunun ilk toplantısında 100 bin liralık tazminatın federasyon bütçesinden verilmesi konunusunun ele alınacağı ifade edildi.

POLİÇELER DEĞİŞİYOR MU?

Ediz’in ailesinin, ölüm tazminatından yararlanamayacak olması da yeni bir tartışma yarattı. Poliçede “Sadece saha içindeki kazalarda yaşanan ölümlerde tazminat verilir. Kalp krizi, kaza değildir ve tazminat ödenemez”şeklindeki kapsamın, eksik ve yetersiz olduğu bildirildi. TFF’ce yaptırılan poliçe kapsamının “her türlü ölümde tazminat ödenir” şeklinde değiştirilmesinin düşünüldüğü bildirildi. Bunun için de federasyonun tüm profesyonel oyuncuların poliçe priminde yaklaşık 4 katlık artış sağlaması gerekiyor.

A.GÜCÜ SESSİZ BUCA YATIRACAK

Ediz’e 518 bin lira borcu olan A.Gücü sessizliğini koruyor. Kulüp yetkilileri, çok büyük sıkıntıda olduklarını belirterek, “Ediz’e olan borcumuzu biliyoruz. Ancak şu aşamada yapabileceğimiz bir şey yok” dediler. Bucaspor Hukuk Danışmanı Emin Özmen ise, alacağı bulunan 80 bin liranın önümüzdeki süreç içerisinde ailesine ödeneceğini söyledi.

15 Eylül 2012 Cumartesi

Coca Cola-Beklenmedik Misafir Reklamı

Coca Cola güzel reklam filmlerine bir tane daha ekledi. Sergen'in başrolünde olduğu reklam gerçekten izlenmeye değer. Reklamın içeriğini söylemeyeyim siz izleyip keyfine varın.

Reklamın adı: Beklenmedik Misafir

8 Eylül 2012 Cumartesi

Yılmaz Vural' ın Türk Futbolu Üzerine Sözleri

Yılmaz Vural' ın ismi sürekli başarısızlıklarla anılsa da kendisi bu ülkedeki en eğitimli hocalardan biridir. Biyografisine bakarsak sürekli olarak küme düşmemeye oynayan, vasat, bütçesi kısıtlı takımları çalıştıran Yılmaz Hoca' nın başarısızlıklarında tek etken olarak kendisinin olmadığını söyleyebiliriz. Elbette herkes başarısız olabilir, Fatih Terim de başarısız oldu, Hagi de, Reykart(!!) da. Ama Yılmaz Hoca' ya bu teknik adamlara tanınan bütçeler, kaliteli futbolcular tanınmadı bile. Ön yargısız şekilde Yılmaz Hoca' ya kulak verelim belki de serzenişinde haklıdır?

4 Eylül 2012 Salı

Bir Şanssızlık Hikayesi: Tuncay Şanlı



Tuncay Şanlı, Sakaryaspor' dan çıkıp Fenerbahçe' de forma giyen bu toprakların son yıllarda çıkardığı en büyük yıldızdı. Aziz Yıldırım' ın tüm itirazlarına rağmen yurt dışına gitmeyi kafaya koymuştu; gitti de. Fenerbahçe' ye tek kuruş bonservis ücreti kazandırmadan Middlesbrough' a gitti. Takımı küme düştü; yılmadı Stoke City ile anlaştı ama orada da tutunamadı; Almanya' ya gitti Wolfsburg' da oynadı; forma şansı bulamadı tekrar İngiltere' ye bu kez Bolton'a kiralık olarak gitti ama orada da aradığını bulamadı. En sonunda Wolfsburg' dan bonservisini aldı ve 30 yaşında kürkçü dükkanı misali Türkiye' ye geri geldi; Aykut Kocaman' ın söz verdiği fakat sonradan Tuncay' ın Fenerbahçe tarafından istenmediği ortaya çıktı Tuncay kulüpsüz kalmaktansa Bursaspor ile anlaştı. Bir kariyer nasıl bitirilir en ibretlik hikayelerden biri oldu Tuncay' ın hikayesi. Emre Belözoğlu' nun 31 yaşında Atletico Madrid' de oynaması; Arda' nın 25 yaşında UEFA ve Süper Kupa' ları alması; Nuri Şahin' in B.Dortmund' da Almanya şampiyonu olup Real Madrid' e gitmesi; Liverpool' a kiralanmasıyla Tuncay' ın geldiği nokta kıyaslanınca ortada bir sorun olduğu belli oluyor. Ekşi Sözlük' te Tuncay hakkında yazanlara inanmak istemediğimden burada paylaşmıyorum fakat orada yazılanlar karalama kampanyasının parçası değilse Tuncay kariyerini kendisi bitirmiştir. Bursaspor' da başarılı olursa kariyerinin sonlarında belki yeniden büyük bir kulüpte oynar; bu BJK bile olabilir.
Bir diğer şanssızlık hikayesi Tuncay' ın Fenerbahçe' de birlikte oynadığı Serhat Akın' dır. Ona da başka bir yazıda değineceğim.

31 Ağustos 2012 Cuma

Biri Arda Turan'ı Durdursun!


Galatasaray' da oynarken Türkiye' ye GS formasıyla yeni bir kupa getirmek istiyorum demişti ama olmadı; 3 sezon önce Galatasaray Atletico Madrid' e elenmiş ve eski adıyla UEFA Kupası' nı A.Madrid almıştı. Arda geçen sezon A.Madrid' e gitti ve UEFA Kupası' nı kazandı; bu sezon 10 Numaralı formayı kaptı ve en son olarak 31 Ağustos 2012 tarihi itibariyle takımı Chelsea' yi Süper Kupa maçında yenerek Avrupa'nın en büyüğü olduğunu ispatladı; Arda da koleksiyonuna 2 madalya birden kattı. Gururumuzsun Arda; başarın daim olsun!



19 Ağustos 2012 Pazar

24 Ocak 2004 Beşiktaş-Samsunspor Maçı-5 Kırmızı Kart

Futbol tarihimizde bir takıma 5 kırmızı kart çıkması ve maçın tatil edilmesi ilk kez 25 Ocak 2004' te oldu. GS-FB maçında 4 Kırmızı kart gören Galatasaraylı futbolcular (2002 senesi)  tarihe geçebilirdi ama olmadı, bu ilki 2004 senesinde Beşiktaş yaptı. Samsunspor 4-1 galip durumdayken, 5 kırmızı kart sebebiyle maç tatil oldu ve Samsunspor 4-0 hükmen galip ilan edildi.

16 Şubat 2002 Fenerbahçe-Galatasaray Maçı

Tarih 16 Şubat 2002 Fenerbahçe ile Galatasaray Kadıköy' de karşılaşıyor. Maçın ikinci yarısında Galatasaraylı futbolcuların üst üste aldıkları kırmızı kartlar ile GS' nin dört oyuncusu oyundan atıldı, 7 kişi kaldı. Dün gibi hatırlarım ilk kez bir takımdan bu kadar çok oyuncunun atıldığına şahit olan spikerler maçın tatil olduğunu bile söylemişlerdi. Bu maçta Ali Aydın isimli hakem, Bülent Korkmaz' ın alkışlı protestosuna çift sarı karttan kırmızı kart vermiş, televizyonda Erman Toroğlu' nun büyük takdirini kazanmış; bunun etkisiyle daha sonraki haftalarda yönettiği maçlarda kendisine yönelik her itiraza kart göstermeye başlamıştı. Bu sefer de Erman Toroğlu, ''Ali Aydın kendine çeki düzen versin'' demişti. Hasan Şaş' a verilen kırmızı karta ise hiç değinmeyeceğim oldukça saçma bir karttı. Hasan Şaş yere düşen oyuncunun saçından çekmiş(!) Neyse lafı çok uzattım videoyu izleyelim, geçmişi hatırlayalım.


Hillsborough Faciası'nın Yıldönümüne Yaklaşırken | 15 Nisan 1989

4-4-2 Dergisinin Twitter hesabının bu sabah paylaştığı yazı ile birlikte tekrar Hillsborough Faciası'nı hatırladım. 96 kişinin öldüğü ol...